Ana Sayfa
Hakkımızda
Ürünlerimiz
Hizmetlerimiz
Online Danışma
Personelimiz
Resim Albümü
Satılık Atlar
Referanslar
Ulaşım ve İletişim Bilgileri
Önemli Linkler
Önemli Bilgiler
Site İstatistikleri
 Online Ziyaretçi : 2
 Bügün Giriş: 5
 Toplam : 68393
 Anasayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle
 
Önemli Bilgiler
Hızlı Erişim
BİLMENİZ GEREKEN ÖNEMLİ BİLGİLER
TEKNOLOJİ NİHAYET ATÇILIĞIMIZDA 17.02.2009
TEKNOLOJİ NİHAYET ATÇILIĞIMIZDA Dünyada teknoloji hızla ilerlerken hayvancılık alanında da yansımaları benim merak konum oldu.Örneğin yurtdışından kaliteli damızlık boğaların dondurulmuş spermleriyle ülkemizdeki ineklerin tohumlanması ve daha verimli ırkların elde edilme çalışmaları gibi…Acaba bizim sektörümüzde güzide safkanları ne şekilde geleceğe aktarıp daha heyecanlı daha kaliteli yarışları izlerizi düşünürken;aklıma başarılı atların spermlerini saklayabilir miyiz? Ya da bu konuyla ilgili daha başka metodlar var mıdır? Soruları geldi.Tabi bu tip yöntemlerle dünyaya gelmiş bir atın yarış karakteri acaba gerçeği kadar iyi olur mu diye düşünüp dururken,Mahmudiye’de Veteriner Hekim Ömer Ümit Akşen ve Veteriner Hekim Samet Yıldırım’ın kurdukları Dörtnal Veteriner Polikliniğinde bu tip çalışmaların yapıldığını duydum.Bu ikili bu tip çalışmalara aslında çok daha önceden başlamışlar.Bu konuda eğitim almak üzere ABD’ ye gitmişler.Equine Reproduction Service’te Dondurulmuş sperma,Equitransfer’de ise embriyo transferi üzerine eğitim almışlar.Nihayet beklenen gelişmeyi yakalamışlar.”Dondurulmuş sperm” tıbbın atçılığa hediyesi ile eğitimini tamamlayıp yurda dönmüşler.Şimdi reprodüksiyonla ilgili olarak bu ileri teknolojik metodlar dedikleri konularla ilgili bilgiyi DVP’nin kurucu ortaklarından Ümit Bey’den dinleyelim. Ümit:Öncelikle yeni gelişmeleri aşım sezonuna başlarken atçılarımızla paylaşma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim.Aslında bu yöntemler çok uzun yıllardır Amerika,Avrupa ve birçok Arap ülkelerinde kullanılmaktadır.Spermler ,kısa süreli ve uzun süreli muhafaza teknikleriyle saklanabilmektedir.Kısa süreli muhafaza yöntemi aygırdan suni yollarla alınan spermanın bir takım metodlarla yaşam kalitesini artırarak uygun ısı ortamında 48-72 (duruma göre daha uzayabilir.)saat canlılığını koruma esasına dayanır.Dünyanın bir ucuna uçakla kaç saatte gidildiğini düşündüğümüzde dünyanın öbür ucundaki bir kısrağı tohumlamak için yeterli bir süre..Bu yöntemi Polikliniğimiz 4 yıldır uygulamaktadır.Bu konuda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Ferdi:Bu yöntem ne derece güvenlidir.Yani 48-72 saat spermler nasıl yaşıyor?Ölenler olmuyor mu?Nasıl bir metod uyguluyorsunuz? Ümit:Bu metodda aygırdan suni vajina yardımıyla spermayı alıyoruz.Spermanın miktarına,rengine,pH sına bakıyoruz.Daha sonra bir miktar spermayı bazı işlemlerden sonra ısıtma tablalı,faz kontrast mikroskopta hareketlilik yönünden inceliyoruz.Spektrofotometrik yöntemle 1 ml spermada kaç milyon spermatozoon hücresi olduğunu yani konsantrasyonunu tespit ediyoruz.Totalde kaç milyar spermatozoon olduğu tespit edildikten sonra kaç tohumlama dozu ve her dozda ne kadar spermatozoon olacağı hesaplanıp özel sulandırıcılarla sulandırıyoruz.Buraya kadarki işlemleri mümkün olan en hızlı şekilde yapıyoruz.Burada bir diğer önemli konu da sulandırılıp hazırlanan spermanın ortam ısısıdır.Belirli sürelerde belirli derecelerde ortam ısısını düşürmemiz ve hücrelerin ortamdaki enerjisi en az tüketebilecek hareketsizliğe ulaştırmamız gerekmektedir.Gerekirse herhangi bir hastalık riskine karşı antibiyotik ilavesi de yapılabilir.Bu kadar safhalardan sonra bizce bu yöntem doğal aşımdan daha sağlıklı ve riski en az olan bir yöntemdir. Ferdi:Peki bu yöntemle kısrağını TJK , TİGEM veya başka özel bir aygırın spermasıyla tohumlatmak isteyen at sahiplerinin yapmaları gereken şey nedir? Ümit: Bu yıl da TJK ve TİGEM ile aygırlarını suni tohumlamada kullanabilir miyiz iznini yaptığımız görüşmeler neticesinde bu yıl da aldık.Hatta Karacabey ve Sultansuyundaki bazı aygırların dondurulmuş spermalarını da alabileceğiz.Bunu da atçılarımıza sizin aracılığınızla söylemek isterim.Aygırlarını bu amaçla kullanmak isteyen aygır sahipleri bir dilekçe ile aygırlarını suni tohumlamada kullanmak istediğini Tarım Bakanlığına bildirecekler.Gelecek olur yazısına istinaden o yıla mahsus aygırlarını suni tohumlama uygulamasında kullanabilecekler.Her sene damızlık belgesi vize ettirilirken bu işlemi de yapabilirler.Zaten bu durum sadece Arap atları ve konkur atları için geçerli bir durum.Çünkü İngilizlerde bilindiği üzere bu tip uygulamalar yasak.Bunlar aygır sahipleri için geçerli.Kısrak sahipleri ise aygır müracaatlarını yapacaklar.Kısraklarının yumurtalık kontrollerini çiftliklerinde yaptıracaklar.Uygun tohumlama anından 1 gün önce bizden spermayı isteyecekler.Biz de o gün için gerekli yerlerle irtibata geçip randevu alıp spermayı alacağız bahsettiğim prosedürleri uygulayıp kendilerine istedikleri gün ellerine ulaşması için göndereceğiz.Tohumlama işleminden sonra spermayı gönderdiğimiz özel transport çantamızı bize geri gönderecekler. Ferdi:Anlattıklarınıza göre sanki bu kriz ortamında atçıların cebini biraz zorlayacak gibi.Ne dersiniz? Ümit:İnanın tam tersi.Sizle kısaca bir hesaplama yapalım.Örneğin maiden bir kısrağınız olsun.Hiç sorunu olmadan hemen talep olsun,aygıra çekilsin ve gebe kalsın.Bütün bunlar nerden baksanız minimum 2 ay alır.En iyimser rakamlarla konuşalım.Pansiyon ücreti 800 TL olan bir çiftlikte kaldı diyelim.Gidiş-geliş yol masraflarını 300 erden 600 TL.Ne eder? 2200 TL bir kısrak için ödenen para.Ama bizim yöntemle kendi çiftliğinde kısrağını hazırlatıp tohumlatsa yarıdan fazla kazancı olur.Kaldı ki bunlar iyi koşullarda.Biliyoruz ki bazı kısraklar problemli olabiliyor.Ocakta gönderiyorsunuz Mayısta ancak tohumlanabiliyor veya tedavi edilmesi gerekebiliyor.Bunlara ilave birden fazla kısrağı olanlar için düşündüğünüzde masraflar daha da katlanarak gelir.Bu sebeple suni tohumlama gerçekten avantajlı bir yöntem. Ferdi:Evet Samet Bey sizden de dondurulmuş sperm hakkında biraz bilgi alabilir miyiz?Ayrıca bu konularla ilgili olarak Yüksek Lisans da yapıyormuşsunuz. Samet:Merhaba Fikri Bey.Ben de bize bu bilgileri paylaşma fırsatı yarattığınız için size teşekkür ediyorum.Dediğiniz gibi Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dölerme ve Suni Tohumlama Kürsüsünde tezli yüksek lisans yapıyorum.İnşallah yakın bir zamanda danışman hocam Doç.Dr.Ergun AKÇAY’ın idaresinde hep beraber Tübitak onaylı bir projede ve Slovaklarla yine aygırlarla ilgili olarak bir çalışmaya başlayacağız. Spermanın saklama yöntemlerinden bir diğeri de dondurulmuş sperma yani uzun süreli muhafaza yöntemidir.Ben de bu konuyu size açıklamak istiyorum.Bu metodla belirli işlemlerden geçirilmiş spermanın sıvı azot tankında dondurularak çok uzun yıllar saklanabilmesi esasına dayanır.Tanımını yaparken kolaymış gibi gözükse de gerçekten ince detaylar sonucu yapılabilen kompleks bir işlemdir.Bu işlemi herkes yapamaz.Yapsa da başarılı olamaz.Bu yöntemde spermaya sulandırıcı ilavesine kadar her şey Ümit’in anlattığı yöntemle paralellik gösterdiği için tekrar anlatmıyorum.Daha sonraki işlemlerden başlayacağım.Sulandırılan sperma santrifüj edilerek spermatozoonlar çöktürülür.Daha sonra bu spermatozoonlar ayrı bir yerde toplanır.Üzerine normal olarak kullandığımız sulandırıcıdan farklı olarak daha özel bir karışımla tekrar sulandırılır.Buradaki amaç sperm hücrelerinin sıvı azota girdiğinde ( bu sıvı – 196 derecedir)kristalleşmemesi ve soğuk şokuna maruz kalmamaları içindir.Bu sebeple bu karışım prezervatif olarak katılır.Bu karışım payet adını verdiğimiz tüplere doldurularak dondurulur.Bu payetler 0.25 ml,0.50 ml gibi mikrotüplere doldurulabileceği gibi bizim kullandığımız gibi 5 ml lik makrotüplere de doldurulabilir.Her ikisinin de dondurulma prosedürü aynıdır ama süreleri farklıdır.Tabi bu tüpler gelişigüzel doldurulmuyor.Dozlanıyor.Doz başına kaç milyon ya da kaç milyar sspermatozoon olacağı hesaplandıktan sonra dolduruluyor.Bu makro veya mikrotüplerin üzerine hangi aygıra ait olduğu,ne zaman dondurulduğu,….vs bilgiler yazılıyor ki karışıklık olmasın.Sonra da bir sonraki çözündürülüp kullanılıncaya kadar sıvı azot tankına bırakılıyor. Ferdi:Bu yöntemlerin bize avantajlarını varsa dezavantajlarını anlatabilir misiniz? Samet:Avantajları dezavantajlarına nazaran çok daha fazla olduğu için öncelikle avantajlardan bahsetmek istiyorum.Kısrak sahipleri kısraklarını kendi çiftliklerinde kendi alıştığı ortamlarda tutacak.Bu çok önemli.Çünkü pansiyon parası ödemeyecek,diğer çiftliklerde bulunabilecek hastalıkların bulaşmasını önlenecek.Bundan her çiftlikte hastalık vardır bulaşır demiyorum yanlış anlaşılma olmasın ben eğer risk varsa bu önlenmiş olur demek istiyorum.Kısraklar gebe,boş ya da taylı fark etmez nakliye sırasındaki stres ve olumsuzluklar bertaraf edilmiş olur.Nakliye masrafları olmaz.Aygırlarımız için de bu önemli.Özellikle dondurulmuş sperma yöntemiyle aygırlar yıpranmamış olur.Daha fazla kısrağa hizmet verir.Yani aygır için müracaatta sınırlama getirilmemiş olur.Kıymetli bir aygırlardan daha fazla kişi faydalanabilir.Diyelim sperm bankası oluşturduk.Aşım sezonunda aygırımız hastalandı aşım yapamayacak.Tedavi süresinde ne oluyordu?Aygır aşımdan çekiliyordu müracaat edenler aygır değiştiriyordu..vs vs.Ama bu yöntemle sperm bankasından yararlanarak kimse mağdur edilmemiş olur.Ayrıca bu bahsedeceğim konu da önemli.Diyelim aygırımız öldü ama çok kaliteli taylar verdi.Kanunlarımıza göre öldükten sonra da dondurulmuş spermler 1 yıl daha kullanılabilir.Daha uzun süre olması elbette iyi olurdu ama WAHO da ve kanunlarımızda böyle.Dezavantajları ise bu teknikler her zaman her aygıra uygulanamayabiliyor.Dondurulmuş spermayla tohumlamada kısrağın tohumlama zamanının çok iyi ayarlanması gerekmektedir.Bu da biraz masraflı olabiliyor. Ümit:Ferdi Bey ayrıca ben atçılarımıza bir müjde daha vermek itiyorum.Atçılarımız Türkiyede embriyo naklinin serbest olduğunu acaba biliyorlar mıydı?Sormak istiyorum.Evet biz bunu araştırdık WAHO üyeleri ve bizde de embriyo nakli serbest.Yani bir sezonda bir tanesi taşıyıcı anne bir tanesi de kendinde olmak kaydıyla 2 tay elde edilebilir.Bu konuyla ilgili de çalışmalarımız son hızıyla devam ediyor.Öncelikle kendimiz uygulamalar yaptıktan sonra bu yöntemi de Türkiye’de uygulayacak olmanın sevicini de yaşayacağız inşallah. AYRINTILI DANIŞMA İÇİN: www.dortnalveteriner.com 0 533 5413519-0 542 5114570
     
NEONATAL İSOERİTROLİZİS 11.12.2006
Neonatal İsoeritrolizis,kısrağın tayının kırmızı kan hücrelerine karşı antikorlar üretip bu antikorların tay doğduktan sonra kolostrum(ağız sütü)aracılığıyla taya geçmesidir.Tay tarafından alınan antikorlar yaklaşık olarak 24-36 saat sonra kana geçerek kırmızı kan hücrelerini parçalar.Tayda anemiye ve sarılığa neden olur.Bu insanlardaki kan uyuşmazlığına benzer.

Neonatal isoeritrolizisin klink belirtileri,kırmızı kan hücreleriin yıkımlanma oranına ve şiddetine göre değişiklik gösterir.Taylar normal olarak doğar,ağız sütünü emer ve eğer neonatal isoeritlolizis(NI) durumu varsa 24-36 saat sonra klinik belirtiler ortaya çıkar.Şiddetli olgularda belirtiler 12-24 saat içerisinde görülür.Bazı daha az şiddette seyreden olgularda da belirtiler 3-4 gün sonra görülür.Kan tablosunda anemi vardır.Klinik olarak ise sarılık belirtileri vardır.Mukozalar sararır,halsizlik ve depresyonla birlikte iştahsızlık,kollaps ve sonra da ölüm görülebilir.

Eğer hastalıktan 24 saatten önce şüphelenildiyse tayın anne ağız sütünü içmesi engellenmeli ve kısrağın kolostrumu da sağılmalıdır.Tay ise bu boşa sağım süresince nazo-gastrik tüple alternatif kolostrum yerine geçecek gıdalarla veteriner hekim kontrolünde beslenmelidir.Eğer durum 24 saatten sonra görülürse biran önce tedaviye alınmalı ve kan transfüzyonu yapılmalıdır.Daha sonra IGg testleriyle tayın yeterli bağışıklık kazanmadığına bakılıp eksiklik durumunda gerekli takviyeler yapılmalıdır.

NI'e karşı önlemler almak,tay hastalandıktan sonra tedavi edilmesinden daha önemlidir.Bu sebeple doğumlar veteriner hekim kontrolünde yapılmalı NI'e karşı testler yapılmalı ve sonuca göre karar verilmelidir.

Yeni doğum ve aşım sezonunda tüm yetiştiricilerimize sağlıklı taylar ve gebe kısraklar diliyoruz.
     
KISRAKLARDA ÖSTRUSUN BELİRLENMESİ
Kısraklar mevsime bağlı olarak kızgınlık(östrus) gösteren hayvanlardır.Seksüel aktivite,günlerin uzadığı şubat aylarında başlar ve Eylül ortalarına kadar devam eder.Kısraklar bu dönemlerde bir seri siklus gösterirler ki eğer gebe kalmaz iseler bu siklus 21-23 günde bir tekrar eder.Bu 21-23 gün süren siklus içerisinde yaklaşık 3-7 gün kısrak aygırı kabul eder yani kızgınlık gösterir.Bu günler dışında eğer kısrakta herhangi bir problem yoksa aygıra karşı kesinlikle istek duymazlar.Kısrağın ovulasyonu ki yumurtanın patlaması olarak daha çok bilinen durumu, kızgınlığın bitimesine 24-48 kala gerçekleşir.

Kısraklarda kızgınlığın belirlenmesinde bir çok muayene yöntemine başvurulabilir.Ancak en çok kullanılanları Deneme aygırı ile muayene,rektal muayene ve ultrason muayenesidir.

Deneme aygırı ile muayene gelişmiş haralarda sürekli uygulanan bir yöntemdir.Eğer mümkünse hergün yapılmalıdır.bu yöntemde sadece bu işte görevli bir aygırın tavlaya getirilerek tek tek kısrakların koklatılması şeklinde yapılabildiği gibi deneme aygırı için özel yapılmış penceresi olan bir boksa kısrakların getirilerek aygıra koklatılması şeklinde de yaplabilir.ilk bahsedilen yöntem en pratik ve tercih edilen bir yöntemdir.bu muayenede kısrağın aygıra gösterdiği hareketlere göre kızgın olup olmadığı tespit edilir.isteksiz kısraklar deneme aygırına kulak kısıp,ısırmak veya tekme atmak gibi belirtiler gösterirken;istekli kısraklar aygıra ilgi gösterir,dış genital organını(vulva)açıp kapatır,kesik kesik idrarını yapar,kızgınlığın şiddetine göre arka ayakları üzerinde hafif çöker ve vajen mukozası kırmızıya yakın bir renk alır.Bu davranışların takibi tecrübeli kişiler tarafından yapılmalıdır.Taylı kısraklar,sinirli mizacı olan kısraklar,maiden(ilk defa damızlık olanlar)kısraklar ve diğer stres faktörleri istekli olmalarına rağmen isteksizmiş gibi davranmasına sebebiyet verir.

Kısraklarda kızgınlığın belirlenmesindeki en önemli yöntem rektal yolla iç genital organların(yumurtalık,döl yatağı,dölyatağı ağzı)elle yapılan muayenesidir.bu muayene teknik bir yöntemdir.Kesinlikle bu işte uzman Veteriner Hekimlerce yapılmalıdır.Aksi takdirde istenmeyen kazalara sebebiyet verilebilir.Teknolojinin gelişmesiyle artık kızgınlıklar ses dalgaları ile çalışan ve ultrason adı verilen cihazlarla daha kesin bir şekilde tespit edilmektedir.unutulmaması gereken bir husus,bu muayene yönteminin kızgınlığın tespitinde tek başına kullanılabilecek bir teknik olmayabilir.Deneme aygırı ve rektal muayene ile kombine edildiğinde daha iyi sonuçlar veren bir yöntemdir.

2007 aşım sezonunun başladığı bugünlerde at sahiplerinin göz önünde bulundurması gereken önemli iki hususu da hatırlatmak isterim.Bu dönemler kısrakların geçiş dönemleridir.Özellille maiden kısraklarda kızgınlığa geçişte hormonel kaynaklı bir takım gecikmeler ve taylı kısraklarda doğum sonrası laktasyona bağlı anöstruslar(kızgınlık göstermemesi) görülebilir.Bu durumlar kısrakların aşımlarında gecikmelere sebebiyet verir.Sorunun çözümleri için Veteriner Hekiminize başvurmanızı öneririm.

     
ERKEN EMBRİYONİK ÖLÜMLER
Sevgili Yetiştiricilerimiz;

Haracılıkta önemli olan bir problemden, ERKEN EMBRİYONİK ÖLÜMlerden bahsetmek istiyorum.Eminim her atçı bu gibi sorunlarla yetiştiricilik hayatı boyunca bir veya çok daha fazla karşılaşmış olabilir.Bu karşılaşmanın hikayesi şöyle olur;

Kısrağınızı aygıra çektikten sonra 14.günde yapılan gebelik muayenesinde kısrağınızın GEBE olduğu müjdesini Veteriner Hekiminizden alırsınız.Sonra yine Veteriner Hekiminiz ikinci gebelik kontrolünde veya üçüncü gebelik kontrolünde kısrağınızın boş olduğunu ve tekrar tohumlanması gerektiğini söyler.Tabi ki bu durum siz yetiştiricilerimizi ve biz emek sarfeden hekimleri üzer.İşte bu olaya erken embriyonik ölüm denir.Hatta bazı yetiştiricilerimiz diğer gebelik kontrollerini yaptırmazlar ise daha büyük hayal kırıklığına uğrarlar.Çünkü durumun dışardan gözlenmesi imkansızdır ve At sahibide bu durumdan habersiz kısrak doğuracak diye bekler durur.Kısrakta bir sonraki aşım sezonuna kadar boş kalır.Yani tam bir hayal kırıklığı.Bu durumla karşılaşan yetiştiricilerimizin bana sordukları sorular şunlar olmaktadır.Neden oluyor? ve Ne yapmalıyız?

Neden ve Ne yapmalıyızdan önce ERKEN EMBRİYONİK ÖLÜMLER ne zaman şekillenir onu anlatmalıyım.Kısrağınızın, gebeliğinin ilk 20-28.günlerinde erken embriyonik ölümler çok şekillenmektedir.Embriyonik ölümler gebeliğin 90-100.günlerine kadar görülebilir.Ancak bu çok yoğun karşılaşılabilen bir durum değildir.100. günden sonrada zaten bir problem olursa kısrak yavrusunu atar yani abort yapar.Bu zaman süreçlerinde kısrağınızı Veteriner Hekim kontrolünde tutmak erken embriyonik ölümlerin erken teşhisinde önemlidir.Ne kadar erken teşhis edilebilirse kısrağınızın tekrar gebe kalma olasılığı artar.

Erken embriyonik ölümlerin sebeplerini söylemek gerekirse bunlar

*HORMONEL BOZUKLUKLAR

*BESLENME BOZUKLUKLARI,KÖTÜ BESLENME

*YAŞ

*STRES

*MEVSİMSEL DÜZENSİZLİKLER

*KISRAK VE EMBRİYODAKİ HATALAR

Bu saydığımız nedenlerin sonu yine hormonel bozukluklara dayanır.Çünkü gebeliğin devamını sağlayan PROGESTERON hormondur.

Yine yarış sahalarından haralara ilk kez gelen damızlık olacak kısraklarınız hemen tohumlanamadığı , tohumlanıp gebe kalmadığı veya gebe kalanların ise embriyonik ölüm yaptığını öğrenirsiniz.Çünkü bu durumların sebebi yarış sahasında kontrolsüz kullanılan ilaçlardır.Bunların başında da KORTİZON kullanımı gelmektedir.

Kısrağınızın tay kızgınlığında tohumlanmasıda erken embriyonik ölümlere sebebiyet verebilir.Bunun nedenide kısrak dölyatağının doğumdan sonra 30 gün civarında normal haline dönebilmesidir.Dölyatağı normal durumuna dönemediği için,doğumdan sonraki 9-10.günlerde ki tohumlamalarda kısrağınızda erken embriyonik ölümler oluşabilir.Yurt dışında çalışan meslektaşlarımın bu konuda çok titiz olduklarını ve kısraklarda tay kızgınlığını geçirdiklerini sonraki kızgınlığında tohumlanan kısraklarda erken embriyonik ölümlerin gözle görülür derecede azaldığını bildirmektedirler.Yalnış hatırlamıyorsam haralarda çalışan bazı arkadaşlarımında bu tekniği başarı ile uyguladıklarını biliyorum.Tabi bu durumu bizler tavsiye ederiz.Fakat son söz at sahibinindir.

Yaşlılık ise erken embriyonik ölümlerin diğer bir sebebidir.Tabi bunda bakım ve kısrağın kondüsyonuda önemli bir faktördür.Bunun için gebe kalan kısrağınızı gerektiği gibi ihtiyaçlarına göre beslemelisiniz.Çünkü gebelikte protein ve enerji yönünden zengin yemlerle rasyonlar oluşturulmalıdır.Bu gebeliğin devamı ve tay için çok ama çok önemlidir.Ayrıntıları Veteriner Hekiminizden öğrenebilirsiniz.

Stres faktörü ise bizim hayatımızda olduğu gibi kısraklarınızın da hayatında önemlidir.Başlıca stres faktörleri aşırı hava sıcaklıkları bu durumlarda kısraklarınızı padoğa çıkarmamalısınız.Bir diğeri Su dur ve çok önemlidir.Susuz kalan bir kısrak stres altında kalabilir.Atlarınızın önünde devamlı temiz su bulunmalıdır.

Neler yapabilirize gelince, erken embriyonik ölümlerin önceden belirlenmesi imkansızdır.Bunda önemli olan yukarıda bahsettiğim ve pratiğe aktarılabilecek sebeplerin önüne geçebiliriz.Başta tay kızgınlığını geçirip sonraki kızgınlığa tohumlayabiliriz.Gebe kalan kısrağınızın beslenme ihtiyaçlarını karşılayıp,stres oluşturabilecek faktörleri azamiye indirebiliriz.En önemliside erken embriyonik ölüm yapmış kısraklarda dışardan gebelik hormonu takviyesi yapabiliriz.

     
KISRAKLARDA SUNİ TOHUMLAMA
Sevgili yetiştiriciler sizlere her ne kadar ülkemizde pek fazla kullanılmasa da , diğer dünya ülkelerinde bir sektör halini alan kısraklarda suni tohumlamadan bahsetmek istiyorum.


Belki merak edersiniz ilk suni tohumlama tarihte XIV. Yüzyıl başlarında arap aşiretlerince yapıldığı ve bu uygulamanın bir aşiret reisinin çok değerli aygırından gizlice alınan sperma ,düşman olan öbür aşiret reisinin kısrağının tohumlanmasıyla sonuçlandığı rivayet edilir.Tabi ki spermanın nasıl alındığı,nasıl taşınıp kısrağa nasıl verildiği bilinmemektedir.Bu bakımdan gerçekle ilişkisi tartışılır.Fakat gerçek olan şudur ki Avrupa at yetiştiriciliğinde ilk suni tohumlama 1890’da uygulanmıştır.


Kısraklarda suni tohumlama uygun metod ve tekniklerle aygırdan alınan spermanın kısrağın dölyatağına verilmesi olayıdır.Ekonomik değeri olan ve yarış amaçlı kullanılan atların yetiştirilmesinde suni tohumlama uygulamaları dünyada olduğu gibi ülkemizde de sadece safkan arap atlarında ve konkur atlarında uygulanmaktadır.Fakat safkan İngiliz atlarında suni tohumlamanın yasak olduğu için bu ırkta bu tür uygulamalar yapılmamaktadır.Tabi bu uygulama sadece yarış atı olacaklarda yasaklanmıştır.Suni tohumlama uygulamaları sadece spermanın uzun veya kısa süreli muhafazasında değil;bir yerden başka bir yere transportunda ve kullanılmasında gerekli malzemelerin yapım ve ticaretiyle ilgili konularda da başlı başına bir endüstrinin doğmasına sebep olmuştur.


Suni tohumlamanın bir çok avantajları bulunmaktadır.Bunlar;


*Genital yolla bulaşabilecek bir çok hastalığın kontrolünü mümkün kılar.


*Kısrağın aygıra veya aygırın kısrağa verebileceği hasarları önler.


*Aygır sperminin kontrolü daha kolay ve pratik olur.


*Aygırın çok fazla kullanılması önlenerek yıpranması asgariye indirilir ve daha uzun yıllar aygırdan faydalanabilinir.


*Ayrıca bir aygıra rahatlıkla 100 ve hatta üzeri kısrak çekilebilir.Aynı gün içerisinde aynı aygıra(doğal aşımla 3 kısrak tohumlanır.)daha fazla kısrak tohumlanır.Kısrak sayısı aygır spermasının kalitesine ve miktarına bağlıdır.


*Gebelik oranı doğal aşıma nazaran daha fazladır.Özellikle döl yatağı problemi yaşayan kısraklarda suni tohumlama çok uygun olmaktadır.Çünkü doğal aşımda aygır penisiyle kısrak her zaman kontamine olabilir ama suni tohumlama daha hijyeniktir.


*Aygırların bölgesel uyumsuzluklarından kaynaklanan fertilite problemlerini minimuma indirir.


*Kısrağın özellikle taylı kısrakların transport stresi ortadan kalkar.


*Taylı kısrakların bir başka yere transportunda oluşabilecek kazalar minimuma iner.


Kısraklarda suni tohumlamayı ülkemizde az sayıda kişi uygulamakta olduğundan, kullanılan alet ve ekipmanların ekonomik olarak külfetli olduğundan kısrak sahiplerince pahalı bir yöntem olabilir.Çünkü bu tip bir serviste aygır ücretine ek olarak Veteriner Hekim ücretide uygulanır.Ayrıca kısrak sahibi kısrağını tohumlamaya hazır hale getirmelidir.Çünkü bu işte asıl önemli olan tek tohumlama ile ovulasyonun(yumurtalığın patlaması)sağlanmasıdır.Aksi takdirde diğer tohumlamalar maliyeti artıracaktır.


Yurt dışında ki atlarla ilgili dergileri karıştırdığımız zaman safkan İngiliz aygırlar hariç diğer aygırların doğal aşım ücretlerinin altında dondurulmuş sperm veya taze sperm ücretlerininde yazıldığını görürüz.Bu aygırların spermleri şehirler arasını bırakın ülkeler hatta kıtalar arası bile transport edilmektedir.Bu da suni tohumlamanın diğer ülkelerde ne kadar yaygın olduğunun göstergesidir.Bizde de Tarım Bakanlığı ve Türkiye Jokey Kulübü arap aygırlarının spermlerini belli prosüdürler altında yurt dışında ve yurt içinde kullandırabilmeli ve hatta yurt dışından sperm girişine olanak sağlanmalıdır.Bu şekilde yurt dışından yeni kan hatları daha ucuza ve kolay yolla getirilebilir.Tabi bunlardan doğacak taylara Tarım Bakanlığı pedigri verebilmelidir.Başta Amerika ve Avustralya olmak üzere pek çok ülkede bu uygulamalar rutin bir şekilde yapılmaktadır.


Aygırdan alınan spermalar uygun koşullarda ve tekniklerde dondurularak uzun süreli saklanabilir veya soğutulup kısa süreli(24-72 saat)muhafaza edilebilir.Spermanın dondurulmuş şekli değilde kısa süreli muhafaza yöntemleri dünyada en çok uygulanmakta olan yöntemdir.Kısa sürelide sperm canlılığını 72 saat kadar koruya bilir.Bu da tek suni tohumlama servisinde iki kez tohumlamaya olanak verebilir.


Özet olarak suni tohumlamanın avantajlarının çok olduğu ve yetiştiricilerimiz için geçerli bir teknik olduğu bu konuda Tarım Bakanlığı ve TJK’nın arap atlarında öncülük yapması gerektiğini dilim döndüğünce sizlere vurgulamak istedim.